Modüler Sistem Yapılar

Yeni nesil bir yaşam alanı

Steelife; şimdi de taşınabilir, sökülebilir ve yeniden monte edilebilir “Modüler Yaşam Üniteleri”ni sunmaktadır. Steelife’ın AR-GE ve ÜR-GE çalışmaları sonucunda geliştirdiği Modüler Yaşam Üniteleri, kullanıcılarına, estetik olduğu kadar konforlu; modern olduğu kadar güvenilir bir yaşamın kapılarını açmaktadır.

Steelife tarafından üretilen bu yeni nesil yaşam alanları hafif çelik konstrüksiyondan oluşan taşıyıcı sistemlere sahip ve her bir ünite, duvar, çatı ve tabanlarda uygulanan ısı ve ses izolasyonları sayesinde kullanıcılarına yüksek yalıtım avantajı sunmaktadır. Modüler Yaşam Üniteleri, sunduğu yalıtım avantajı ve yüksek yangın dayanımı sayesinde farklı iklim koşullarında ve her türlü coğrafyada yurt ve otel olarak kullanılabilmektedir.

 

Posted in info@celik-celik.com

Akkon Çelik Statik Proje Mühendisi Arıyor

Şirket / İş Tanımı

Türkiye’nin en büyük hafif çelik yapı sistemleri üreticisi firmamızın İstanbul Maslak’daki merkez ofisinde değerlendirilmek üzere,

Günlük proje çalışmalarını yürütebilecek,
Projelerin diğer disiplinlerle olan koordinasyonunu sağlayacak,
İş planlamasını ve iş dağıtımı yapacak,
Araştırma ve geliştirme projelerine destek sağlayabilecek ve yürütebilecek,
Literatür taraması yapacak,
Montaj işlerine teknik anlamda destek verecek

Aranan Nitelikler
• Üniversitelerin İnşaat Mühendisliği bölümlerinden mezun

• Projelendirme konusunda en az 5 yıl deneyimli

• Hafif çelik ve/veya çelik konstrüksiyon projelendirme ve imalatında görev almış

• SAP2000, Etabs, StaadPro, Strap programlarından en az birini iyi derecede kullanabilen ve tercihen Sta4Cad programını bilen

• 3 boyutlu çelik çizim programı kullanabilen

• Çelik proje tasarımı yaparak projenin üretim ve montaj birimleri ile ilişkilerini yürütebilecek

• İyi derecede İngilizce bilen

• Yürürlükteki yapı şartnamelerine, ulusal ve uluslararası yönetmeliklere hakim

adayların başvurularını bekliyoruz

Ek Bilgiler
İş Alanı
  • Mühendislik
Organizasyondaki Yeri

Teknik Uzman

Çalışma Şekli

Tam zamanlı

Deneyim

2-5 yıl

Çalışma Yeri
  • İstanbul – Avrupa – Türkiye

 

Eğitim Durumu
  • Lisans
  • Yüksek Lisans

 

Posted in info@celik-celik.com

Kentsel dönüşüm çelik yapıyı harekete geçirdi!

Kentsel dönüşüm çelik yapıyı harekete geçirdi!

Hafif çelik yapıcılar; inşaat piyasasının yüzde 95′ini alan beton ya da ahşap üreticilerinin arasından burnunu çıkarıp, lobi ve tanıtım atağına kalktı

 

Endüstriyel yapı markası geliyor

Hafif çelik yapıcılar; inşaat piyasasının yüzde 95′ini alan beton ya da ahşap üreticilerinin arasından burnunu çıkarıp, lobi ve tanıtım atağına kalktı. Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın açıkladığı “kentsel dönüşüm projesi” ve ilan edilen 16 milyon sorunlu yapı stoku sektörün iştahını artırıyor.

Kendilerini ifade ederken çok da zorlandıklarını söyleyemem.

Neticede Türkiye beşik gibi sallanıyor. Bu sallanma her zaman naif bir biçimde olmuyor. 20. yüzyıldan başlarsak; Malazgirt, Erzincan, Bingöl, Lice, Çavdarhisar, Çaldıran, Erzurum, Kocaeli, Düzce, Van depremlerinde yerle bir olan yapılarda binlerce insan enkaz altında kaldı.

Fay hattı üzerinde bulunan İstanbul’da 7.5-8 şiddetinde olması muhtemel bir depremde ise, can kaybına ilişkin yapılan tahminleri burada yenilememe gerek bile yok! Hafif çelik yapı sistemiyle Van’da kendi adlarına okul yapmanın yanı sıra, deprem bölgesinde TOKİ’nin deprem konutları projelerini de yürüten Akşan Grubu’nun Yönetim Kurulu Başkanı Melih Şimşek, “Türkiye’nin yapı sorununu en kısa zamanda standart kalitede çözmek için endüstriyel yapılara yönelmek gerekir” vurgusunu yapıyor.

Türkiye’de inşaat sektörü beton üzerinde yükseliyor; bu tartışmasız. Yeni projeler dikey mimariyi uyguluyor ve dolayısıyla hafif çelik ya da ahşap malzemeler tercih edilmiyor.

Şimşek “Toplam yapıların Türkiye’de yüzde 5′i hafif çelik imalatı olurken, bu oran Japonya’da yüzde 70′e, Amerika’da yüzde 46′ya, Avrupa ülkelerinde ise yüzde 40′lara kadar çıkıyor” diyor.

Kendisini fazla abartılı bulanlara da, popüler kültür ikonlarından Amerika’nın emlak kralı Donald Trump’ın “Büyük Düşün” kitabından aktardığı örnekler yardımcı oluyor.

ENERJİ FATURASINI DÜŞÜRÜYOR Halen görüşmeleri sürdüğü için açık açık yazmayacağım ama size şu kadarını çıtlatayım: İnşaat sektöründe yapı malzemeleri üreten ve kamuoyunun çok iyi bildiği bir grupla, konut sektörünün endüstriyel markasını oluşturmak üzere yola çıktılar…

Şimşek, 1984′te müteahhitlik yapmaya başlayan babası Fikri Şimşek’in vefatından sonra şirketin vizyonunu yeniden yazdıklarını anlatıyor. Kendisi gibi mühendislik eğitimi alan iki kardeşiyle birlikte Amerika’dan hafif çelik yapı üretme tekniğini/bilgisini alıp, 1999 yılında Çerkezköy’de Akkon çelik fabrikasını kuruyor.

Son 10 yılda 2 milyon metrekarelik iş bitirdiklerini söyleyen Şimşek “Türkiye’nin en büyük müteahhitlik firması da ancak bu kadar imalat yapmıştır” diyerek, sektörde aldıkları payın büyüklüğüne işaret ediyor.

Türkiye’de yılda 150 bin-160 bin seviyelerinde hafif çelik üretimi olurken, Akkon’un kapasitesinin 35 bin ton olduğunu belirten Şimşek, “Kapasitemiz yılda 750 bin metrekarelik yapı üretimini karşılayabilir. Geliştirdiğimiz iş modelini başarırsak, bu 10 adet Akşan demektir” diyerek neredeyse ucu açık bir büyüme stratejisinin işaretini veriyor.

2020 yılında, toplam hafif çelik yapıların pazardaki payının 4 kat artıp yüzde 10′a çıkması durumunda ithalat gündeme gelir mi? Bu soru çok kritik.

Malum hükümet, yumuşak karnı cari açık olduğundan, önüne gelen her projeyle mesafesini bu sorunun yanıtına göre belirliyor.

Şimşek dersini iyi çalışmış; başlıyor anlatmaya…

“Endüstriyel yapı modeli olduğu için verimliliği yüksek yalıtım olanağı, enerji faturasını düşürüyor. Çelik malzeme, yeniden hammaddeye dünüştürülebiliyor, bu nedenle de çevreci olma özelliği taşıyor. Aynı zamanda beton yapılara göre, inşaatların net kullanım alanında yüzde 6 avantaj sağlıyor.” AVRUPA’NIN EN ÇALIŞKAN ÇELİKÇİSİ Avrupa’da birçok referansa sahip olduklarını vurgulayan Şimşek, önümüzdeki 5 yılda 10 kat büyümeyi hedefliyor. İlk olarak 2002 yılında Eston Villaları’nın ürünlerini kullandıklarını vurgulayan Şimşek, Akşan’ın İzmir ve Ankara’da, İstanbul’dan daha çok tanındığını söylüyor.

Ukrayna’da, Kuzey Irak’ta, Güney Amerika’da, Libya ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde de konut projeleri üreten Akşan’ın belki de dış ticaret açısından en önemli argümanı, “yapı” ihraç etmeleri…

Çelik elemanların imalatını fabrikada tamamlayıp, yurtdışında yapı montajını yapıyorlar.

Libya’da, içeride “tek kuruş” paralarının kalmadığını belirten Şimşek “Yapı tekniğimiz bizi güvenli olmayan pazarlardaki risklerden koruyor. Akreditif açıp, sistemleri teslim ettiğimizde paramızı aldık” diyor.

Hızlı, sağlam, çevreci ve mali açıdan da sağlam bir seçenek; hafif çelik olayını tuttum.

Posted in info@celik-celik.com

Kentsel dönüşüm çelik yapıyı harekete geçirdi!

Hafif çelik yapıcılar; inşaat piyasasının yüzde 95′ini alan beton ya da ahşap üreticilerinin arasından burnunu çıkarıp, lobi ve tanıtım atağına kalktı

 

Endüstriyel yapı markası geliyor

Hafif çelik yapıcılar; inşaat piyasasının yüzde 95′ini alan beton ya da ahşap üreticilerinin arasından burnunu çıkarıp, lobi ve tanıtım atağına kalktı. Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın açıkladığı “kentsel dönüşüm projesi” ve ilan edilen 16 milyon sorunlu yapı stoku sektörün iştahını artırıyor.

Kendilerini ifade ederken çok da zorlandıklarını söyleyemem.

Neticede Türkiye beşik gibi sallanıyor. Bu sallanma her zaman naif bir biçimde olmuyor. 20. yüzyıldan başlarsak; Malazgirt, Erzincan, Bingöl, Lice, Çavdarhisar, Çaldıran, Erzurum, Kocaeli, Düzce, Van depremlerinde yerle bir olan yapılarda binlerce insan enkaz altında kaldı.

Fay hattı üzerinde bulunan İstanbul’da 7.5-8 şiddetinde olması muhtemel bir depremde ise, can kaybına ilişkin yapılan tahminleri burada yenilememe gerek bile yok! Hafif çelik yapı sistemiyle Van’da kendi adlarına okul yapmanın yanı sıra, deprem bölgesinde TOKİ’nin deprem konutları projelerini de yürüten Akşan Grubu’nun Yönetim Kurulu Başkanı Melih Şimşek, “Türkiye’nin yapı sorununu en kısa zamanda standart kalitede çözmek için endüstriyel yapılara yönelmek gerekir” vurgusunu yapıyor.

Türkiye’de inşaat sektörü beton üzerinde yükseliyor; bu tartışmasız. Yeni projeler dikey mimariyi uyguluyor ve dolayısıyla hafif çelik ya da ahşap malzemeler tercih edilmiyor.

Şimşek “Toplam yapıların Türkiye’de yüzde 5′i hafif çelik imalatı olurken, bu oran Japonya’da yüzde 70′e, Amerika’da yüzde 46′ya, Avrupa ülkelerinde ise yüzde 40′lara kadar çıkıyor” diyor.

Kendisini fazla abartılı bulanlara da, popüler kültür ikonlarından Amerika’nın emlak kralı Donald Trump’ın “Büyük Düşün” kitabından aktardığı örnekler yardımcı oluyor.

ENERJİ FATURASINI DÜŞÜRÜYOR Halen görüşmeleri sürdüğü için açık açık yazmayacağım ama size şu kadarını çıtlatayım: İnşaat sektöründe yapı malzemeleri üreten ve kamuoyunun çok iyi bildiği bir grupla, konut sektörünün endüstriyel markasını oluşturmak üzere yola çıktılar…

Şimşek, 1984′te müteahhitlik yapmaya başlayan babası Fikri Şimşek’in vefatından sonra şirketin vizyonunu yeniden yazdıklarını anlatıyor. Kendisi gibi mühendislik eğitimi alan iki kardeşiyle birlikte Amerika’dan hafif çelik yapı üretme tekniğini/bilgisini alıp, 1999 yılında Çerkezköy’de Akkon çelik fabrikasını kuruyor.

Son 10 yılda 2 milyon metrekarelik iş bitirdiklerini söyleyen Şimşek “Türkiye’nin en büyük müteahhitlik firması da ancak bu kadar imalat yapmıştır” diyerek, sektörde aldıkları payın büyüklüğüne işaret ediyor.

Türkiye’de yılda 150 bin-160 bin seviyelerinde hafif çelik üretimi olurken, Akkon’un kapasitesinin 35 bin ton olduğunu belirten Şimşek, “Kapasitemiz yılda 750 bin metrekarelik yapı üretimini karşılayabilir. Geliştirdiğimiz iş modelini başarırsak, bu 10 adet Akşan demektir” diyerek neredeyse ucu açık bir büyüme stratejisinin işaretini veriyor.

2020 yılında, toplam hafif çelik yapıların pazardaki payının 4 kat artıp yüzde 10′a çıkması durumunda ithalat gündeme gelir mi? Bu soru çok kritik.

Malum hükümet, yumuşak karnı cari açık olduğundan, önüne gelen her projeyle mesafesini bu sorunun yanıtına göre belirliyor.

Şimşek dersini iyi çalışmış; başlıyor anlatmaya…

“Endüstriyel yapı modeli olduğu için verimliliği yüksek yalıtım olanağı, enerji faturasını düşürüyor. Çelik malzeme, yeniden hammaddeye dünüştürülebiliyor, bu nedenle de çevreci olma özelliği taşıyor. Aynı zamanda beton yapılara göre, inşaatların net kullanım alanında yüzde 6 avantaj sağlıyor.” AVRUPA’NIN EN ÇALIŞKAN ÇELİKÇİSİ Avrupa’da birçok referansa sahip olduklarını vurgulayan Şimşek, önümüzdeki 5 yılda 10 kat büyümeyi hedefliyor. İlk olarak 2002 yılında Eston Villaları’nın ürünlerini kullandıklarını vurgulayan Şimşek, Akşan’ın İzmir ve Ankara’da, İstanbul’dan daha çok tanındığını söylüyor.

Ukrayna’da, Kuzey Irak’ta, Güney Amerika’da, Libya ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde de konut projeleri üreten Akşan’ın belki de dış ticaret açısından en önemli argümanı, “yapı” ihraç etmeleri…

Çelik elemanların imalatını fabrikada tamamlayıp, yurtdışında yapı montajını yapıyorlar.

Libya’da, içeride “tek kuruş” paralarının kalmadığını belirten Şimşek “Yapı tekniğimiz bizi güvenli olmayan pazarlardaki risklerden koruyor. Akreditif açıp, sistemleri teslim ettiğimizde paramızı aldık” diyor.

Hızlı, sağlam, çevreci ve mali açıdan da sağlam bir seçenek; hafif çelik olayını tuttum.

Serpil Yılmaz-Habertürk

Posted in info@celik-celik.com

Real Steel Çelik Yapı Sistemleri Van’da Yaraları Sarıyor.

Real Steel Çelik Yapı Sistemleri, Allianz Sigorta için Van ın Mollakasım köyüne Hafif Çelik Yapı sistemi ile Depreme dayanıklı İlköğretim okulu inşaatına başlıyor.

Van merkeze bağlı Mollakasım Köyündeki İlköğretim Okulu, 7.2 şiddetindeki depremde kullanılmaz hale geldi. Depremin pazar günü meydana gelmesi, duvarları çöken ve büyük çatlaklar oluşan okulda can kaybını engelledi.

Meydana gelen 7.2 şiddetlik depremin etkisiyle, merkeze bağlı Mollakasım Köyünde çok sayıda ev tamamen yıkılmış geri kalanlar ise ağır hasarlı. Hasarlı evlerine depremden bir hafta sonra girmeye cesaret edebilen Mollakasımlılar, gördükleri manzara karşısında büyük üzüntü yaşadılar.

Allianz Sigorta ve Real Steel Çelik Yapı Sistemleri arasında yapılan sözleşme gereği Van’ın Mollakasım köyünde depremden sonra yıkılan ve zarar gören binaların yerlerine Hafif Çelik Yapı Sistemleri ile İlköğretim Okulu, Öğretmen Lojmanı ve Sağlık Evi inşaatına başladı.

 

 

Posted in info@celik-celik.com

Türk Çelik Piyasasının Devleri Bir Araya Geldi

Türk çelik sektörüne yön veren ve geleneksel hale gelen Piyasa Sohbetleri Toplantısı’nın 4′üncüsünde sektörün ileri gelen firmaları bir araya geldi.

Toplantıda, Türkiye’nin çelik sektöründeki durumu ve dünya ekonomisindeki yeri görüşüldü. SteelOrbis tarafından düzenlenen geleneksel Piyasa Sohbetleri’nin 4. buluşması, TAT Çelik ana sponsorluğunda Ankara Hilton Oteli’nde gerçekleştirildi.

Türk çelik sektörünün Ankara buluşmasına Assan, Bamesa, Başöz, Bekap Metal, Borusan Mannesmann, Çınar Boru ve Profil, Eag Demir, Hasmetal, Kerim Çelik, Türk Traktör, Türkseven ve UMS Metal gibi Ankara’nın ve Türkiye çelik sektörünün saygın firmaları katıldı.

200′ün üzerinde bir katılımın olduğu toplantıda, Türk çelik piyasası mercek altına alındı. Zenginiçeriği sayesinde firmaların orta ve uzun vadeli stratejilerine katkıda bulunan toplantının birinci bölümü, SteelOrbis Genel Müdürü Murat Eryılmaz’ın veriler ışığında demir çelik sektörünün içinde bulunduğu tabloyu değerlendirdiği bir sunumla başladı.

Eryılmaz, toplantıda çelik sektörünün değerlendirmesini yaparak, son yıllarda piyasalarda neler yaşandığına ilişkin bilgiler verdi. İlk bölüm, Türkiye Demir Çelik Üreticileri Derneği (DÇÜD) Genel Sekreteri Veysel Yayan, SteelOrbis Genel Müdürü MuratEryılmaz ve Mesut Özdöl’ün katkıları ile katılımcıların sektörün güncel sorunlarının ve beklentilerinin tartışıldığı sohbetle devam etti

Sohbetin ardından toplantının ikinci seansı Tat Çelik Satış Uzmanı Görkem Gürsoy’un gerçekleştirdiği bir sunum sonrasında Mesut Özdöl’ün moderatörlüğünde Tat Çelik Genel Koordinatörü Asuman Gürsoy, Türk Yapısal Çelik Derneği ( TUCSA) Yönetim Kurulu Üyesi Selçuk Özdil ve OSTİM Sanayici ve İşadamları Derneği (OSİAD) Başkanı Adnan Keskin’in katılımları ile gerçekleşen panelle son buldu

Yapısal Çelik Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Selçuk Özdil de, derneklerinin kuruluş ve faaliyetleri hakkında bilgiler vererek, son olarak Van depremiyle yeniden gündeme gelen çürük binaları değerlendirdi. Özdil, “Ne yazık ki Van’da çok büyük bir acı yaşadık. Ama maalesef insanları afetler değil, binalar öldürüyor. Bunu bir kez daha yaşadık. İnşaatlarda çelik kullanımının önemini defalarca dernek olarak dile getirdik. Beton ve çelik birlikte kullanılarak daha sağlam yapılar ortaya çıkmalıdır. Kentseldönüşüm konusunda, gelecek taleplere göre çelik sektörü her zaman hazırdır” şeklinde konuştu.

Toplantının ardından katılımcılar düzenlenen kokteyle katıldı

 

Posted in info@celik-celik.com

Çelik Binalar Yalova’da Masaya Yatırıldı

Depreme dayanıklı çelik yapılar Yalova’da masaya yatırıldı.

Depreme dayanıklı çelik yapılar Yalova’da masaya yatırıldı.

Yalova Üniversitesi, Yalova Gemi Sanayicileri Derneği ve Türk Yapısal Çelik Derneği tarafından organize edilen, “Kentsel Dönüşümde Çelik Yapılar, Çelik Konutlar” konulu seminer YÜSEM Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Çeliğin masaya yatırıldığı seminerin açılış konuşmasını yapan Yalova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Niyazi Eruslu, TİGEM arazisinde yapacakları ilk binayı çelik konstrüksiyon olarak yapacaklarını söyledi. Yapısal çelikleri Türkiye gündemine taşıma niyetinde olduklarının altını çizen Eruslu, “Yalova Üniversitesi olarak bölgede binaların deprem riskini azaltan, çevre faktörlerini düzelten yapısal çeliklerin öne çıkmasını önemsiyoruz. Türkiye çelik sanayisinde dünyanın 10. büyük ülkesi. Ancak yapısal çelikler Türkiye’de gereken önemi göremedi. Biz Yalova Üniversitesi olarak yapısal çelikleri Türkiye gündemine taşımak istiyoruz. TİGEM arazisi üzerindeki ilk binamızı çelik konstrüksiyon olarak inşaa etme kararı aldık. Çelik konstrüksiyon binanın ihalesi yapıldı ve değerlendirme aşamasına gelindi. Önümüzdeki hafta nihai kararı verdikten sonra da bu binamızın temelini atacağız” dedi.

Eruslu’dan sonra söz alan Yalova Gemi Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Behram Kavlak ise Yalova’lı yatırımcıların bu sektörde yatırım yapmaları için özendirilmesi gerektiğinin altını çizdiği konuşmasında, “Önümüzdeki süreçte gerek tersane yatırımları, gerekse karbon elyaf yatırımları Yalova’nın göreceli üstünlükleri içerisinde yer almaktadır. Yalova’lı işadamlarımızın bu sektörde yapacağı yatırımlar özendirilmeli, teşvik edilmelidir. Mutlaka Yalova’lı işadamlarının bu sektörden pay almaları sağlanmalıdır. Önümüzdeki süreçte bölgemizde 1 milyon ton çelik işlenmesi öngörülürken, bu alanla ilintili kompozit ürünler konusunda da önemli fırsatlar oluşacaktır” diye konuştu.

Türk Yapısal Çelik Derneği Başkanı Prof. Dr. Nesrin Yardımcı, daha çok çeliğin teknik özellikleri ve tarihine yer verdiği konuşmasında, “1779 yılı inşaat tarihinde çok önemli bir yıl. Çünkü ilk kez yapılarda bu tarihten itibaren kullanılmaya başlanmış. O yılda ilk kez İngiltere’de inşa edilen bir köprü halen kullanılmakta. Bugün dünyada ileri ülkelerin inşaatlarındaki oranlara bakacak olursak çelik yapıların yüzde 60, hatta yüzde 80′lere varan oranlarda tercih edildiğini görürüz. Bu oran ülkemizde çok daha gerilerdedir. Bu oranı yükseltmeden gelişmiş ülkelerle yarışmanın mümkün olabileceğine inanmıyorum” dedi.

Konuşmaların ardından seminer bölümüne geçildi. Oturum başkanlığını TUSCA Başkan yardımcısı Yener Güreş’in yaptığı seminere Kardemir Genel Müdürü Fadıl Demirel, İTÜ Metalurji ve Malzeme Mühendisliği öğretim görevlisi Prof. Dr. Kelami Şeşen, Akkon Akşan A.Ş’den Melih Şimşek ve İz Mühendislik yetkilisi Dr. Selçuk İz konuşmacı olarak katıldı.

 

Posted in info@celik-celik.com

PROSteel 2012 Kolokyum ve Ödül Töreni Gerçekleşti

 

 

Çelik malzeme ile yaratıcı çözümler geliştirmek, mimarlık ve mühendislik bölümü öğrencilerinin birlikte çalışmalarını teşvik etmek amacıyla bu yıl 12.’si düzenlenen PROSteel Çelik Yapı Tasarımı Öğrenci Yarışması’nın kolokyum ve ödül töreni, 27 Nisan 2012 Cuma günü Yapı-Endüstri Merkezi’nde (YEM) yapıldı.

 

PROSteel 2012 seçici kurul üyeleri Yrd. Doç. Dr. İpek Akpınar, Dr. Mimar Cem İlhan, Dr. İnş. Müh. Selçuk İz; Y. Müh.-Mim. Yaşar Marulyalı, Prof. Dr. Müh.-Mim. Hasan Şener, Prof. Dr. İnş. Müh. Nesrin Yardımcı‘nın katılımıyla gerçekleşen kolokyumda; ülkemizde yapısal çelik kullanımının artırılması için, malzemenin daha iyi tanıtılmasının gerekliliği hatırlatılarak, yapısal çelik kullanımının benimsenmesinde, geleceğin profesyonelleri olan öğrencileri sürece dahil eden PROSteel yarışmasının önemine bir kez daha vurgu yapıldı.

Kolokyumda yaptığı açılış konuşmasında, PROSteel yarışmasına bugüne dek yaklaşık 2000 öğrencinin katıldığına dikkat çeken YEM Bilgi ve Organizasyon Grup Yönetmeni Banu Durmuşoğlu, mimarlık ve inşaat mühendisliği öğrencilerinin birlikte çalışmalarını ve yapısal çeliği tanımalarını sağlayan böylesi bir yarışmaya katkıda bulunduğu için sponsor Borusan Mannesmann Boru‘ya teşekkür ederek, sözü Seçici Kurul üyelerine bıraktı.

Seçici Kurul Başkanı Yaşar Marulyalı, 12 yıldır devam eden yarışma sürecinde, bir ilki gerçekleştirerek hem birincilik hem de ikincilik ödülünü okullarına kazandıran ODTÜ öğrencilerini kutladı. “Çelik yapı tasarımı kolay değildir, bu süreçte hocalarınızın da yol göstermesi lazım” diyen Marulyalı, yarışmayı Türkiye geneline yaymayı amaçlamalarına rağmen halen tüm üniversitelerin katılımını sağlayamadıklarını ekledi. Deprem ülkesi Türkiye için yapısal çeliğin çok önemli olduğunun altını çizdi.

Türk Yapısal Çelik Derneği (TYÇD) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nesrin Yardımcı, dernek olarak PROSteel’e çok önem verdiklerini belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Yurtdışında yapılarda %60-70 oranında çelik kullanılıyor. TYÇD olarak ülkemizde çelik yapıları tanıtmaya ve kullanımını artırmaya çalışıyoruz. Bunu yaparken de işe öğrencilerden başlamanın çok doğru bir yöntem olduğu düşüncesindeyiz.”

TYÇD üyesi olarak 3 yıldır PROSteel seçici kurulunda görev aldığını hatırlatan Selçuk İz, yarışmaya giderek artan bir ilgi olduğunu ifade etti. Amaçlarının mimar ve mühendislerin birlikte çalışmabilmelerini sağlamak olduğunu söyleyen İz, öğrencilere çeliğin avantajlarını tanıtırken, seçici kurul üyeleri olarak kendilerinin de keyifli saatler geçirdiklerini dile getirdi.


Prof. Dr. Hasan Şener
ise, öğrencilerin, okul projelerine ayırdıkları vaktin yanında PROSteel’i de takvimlerine ekleyebilmeleri için Seçici Kurul üyeleri olarak ellerinden gelen yardımı sağlamak istediklerini belirterek, öğrencilerden bu konudaki görüşlerini paylaşmalarını istedi.
Kolokyuma sadece ödül kazananların gelmesini, yarışma kültürü açısından bir eksiklik olarak niteleyen Cem İlhan, PROSteel 2012′ye katılan öğrencilerin sunum seviyesinin şaşırtıcı derecede yüksek olduğunu belirterek, “derdini, fikrini iyi anlatan sunumlarla karşılaştık” dedi. Yarışmanın ‘ekip ruhu’ boyutuna da dikkat çeken İlhan, “mimar-mühendis birlikteliği, kültür olarak alışabildiğimiz birşey değil. PROSteel’de kalabalık gruplar görmek sevindirici” diyerek, taşıyıcı sistem ile mimarlığın et-kemik gibi ayrılmaz bir bütün olduğunu vurguladı. Çelik sistemin, mimari tasarımda kendini görünür kılan bir strüktür olduğuna dikkat çeken Cem İlhan, bu nedenle de mimar-mühendis iş birliğini en baştan şart koştuğunu ekledi. “Mühendisin ön tasarım bittikten sonra çağrılması çok yanlış ve sağlıksız bir yöntem” diyen İlhan, PROSteel yarışmasının öğrencileri, bu durumu tersine çevirme konusunda önceden eğitmesi nedeniyle önemli olduğunu söyledi.

Bu sene 12. kez düzenlenen ve artık kurumsallaşan PROSteel yarışmasının parçası olmaktan duyduğu mutluluğu dile getiren Yrd. Doç. Dr. İpek Akpınar , “Yarışmalar buza yazı yazmak gibidir” diyerek, yarışmanın düzenleyicilerine, bu projeleri yayına dönüştürülmelerini rica etti. Otobüs terminalinin kritik bir konu olduğuna değinen Akpınar, kentle buluşma ve vedalaşma alanları olan terminallerin, öğrencilere yönelik bir yarışmada konu olarak seçilmesinin isabetli bir karar olduğunu belirtti. PROSteel 2012′ye katılan projelerin temsiliyet ve sunum açısından çok başarılı olduğunu ifade eden Akpınar, “Bu heyecanlı keşfin, ekip ruhu ile yapılması gerçek hayat için de önemli bir hazırlık” dedi.

Kolokyum, Seçici Kurul Başkanı Yaşar Marulyalı’nın, mansiyon ve ödüle kazanan öğrencilere, yarışma sürecine ilişkin deneyim ve düşüncelerini aktarmaları amacıyla söz vermesi ile devam etti.

Kolokyumun ardından geçilen ödül töreni, TYÇD Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nesrin Yardımcı ile Borusan Mannesmann Boru Yapısal Çelik-Pro Alt Segment Yöneticisi Kerem Külekçi‘nin açılış konuşmaları ile başladı.
20. yılını kutlayan TYÇD‘nin en büyük amacının çeliğin tanınması ve kullanımının artırılması olduğunu yineleyen Yardımcı, PROSteel Çelik Yapı Öğrenci Tasarım Yarışması‘nın da bu bağlamda en çok önem verdikleri etkinlikler arasında yer aldığını ekledi. Tasarımın başarısının, ilk aşamadan itibaren ekip çalışmasına gidilmesi olduğunu belirten Yardımcı, yarışmaya katılan öğrencilerin, çok uyumlu bir çalışma ortaya çıkardığını ifade ederek; “Mezuniyetten sonra da çelik yapılara önem vermenizi ve özen göstermenizi diliyoruz” dedi.
“PROSteel ile gelecekteki çelik yapıların temelini attığımızı düşünüyoruz” diyen Kerem Külekçi, yarışmanın gerçekleşmesini sağlayan TYÇD ve YEM ile Seçici Kurul üyeleri ve öğrencilere teşekkürlerini sundu.


…Ve ödüller sahiplerini buldu!

ODTÜ öğrencileri Ali Sinan, Dicle Taşkın, Bünyamin Çam, Özgün Ali Topuz’un değer görüldüğü birincilik ödülünü, Seçici Kurul Başkanı Yaşar Marulyalı sahiplerine teslim etti.


İkinciliğe değer görülen ODTÜ öğrencileri Melike Emerce, Kenan Küçük, Cihat Çağın Yakar’ın ödülünü TYÇD Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nesrin Yardımcı verdi.


Yeditepe Üniversitesi’ne ilk PROSteel ödülünü kazandıran Mimarlık Bölümü öğrencileri Yıldırım Yazganarıkan ve Dinçer Aydın ile İTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü’nde eğitim gören ekip arkadaşları Ali Eray Bulut ve Arda Batmaz’ın üçüncülük ödülünü Seçici Kurul üyesi Prof. Dr. Hasan Şener verdi.

Projelerinde Borusan Mannesmann Boru ürünlerini yoğunluklu olarak kullanarak Borusan Mannesmann Özel Ödülü’nü kazanan ODTÜ öğrencileri Aydın Özgüneş, Bennu Tunç ve Eren Çavdar’ın ödülünü, Borusan Mannesmann Boru Yapısal Çelik-Pro Alt Segment Yöneticisi Kerem Külekçi takdim etti.

Yarışmada mansiyona değer görülen 5 ekibe ise ödüllerini, Seçici Kurul üyesi Yrd. Doç. Dr. İpek Akpınar teslim etti.

Ödül töreni, sergi açılışına eşlik eden parti ile son buldu.

 

Posted in info@celik-celik.com

2B tamam, 25 milyar liralık gelir kentsel dönüşümde kullanılacak

 

Yıllardır tartışılan orman vasfını kaybetmiş 2B statüsündeki arazilerin hak sahiplerine satışını öngören kanun sonunda Meclis Genel Kurulu’ndan geçti. Hak sahipleri rayiç bedelin yüzde 70′ini ödeyerek mülkiyet hakkı elde edecek. 410 bin hektarlık 2B arazisinin satışından elde edilecek 25 milyar liralık gelirin yüzde 90′ı kentsel dönüşüme aktarılacak.

2B olarak bilinen ve orman vasfını yitirmiş arazilerin satışını düzenleyen yasa teklifi önceki akşam Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı. Yasa, orman vasfını kaybetmiş arazilerin, orman sınırları dışına çıkarılarak satılmasını öngörüyor. Yasanın Meclis Genel Kurulu’ndaki görüşmelerindeki sırasında AK Parti’nin verdiği önerge ile hak sahiplerine doğrudan satılacak olan taşınmazların satış bedelinin, rayiç bedelin 70′i olması karalaştırıldı. Komisyonda satış bedeli, rayiç bedelin yüzde 50′si olarak belirlenmişti. Yasa ile 2B alanlarının iki katı kadar orman alanı oluşturulması da öngörülüyor. 2B arazilerinin satışından elde edilecek gelirin yüzde 10′u orman köylülerinin sorunlarının giderilmesi için, yüzde 90′ı ise kentsel dönüşüm kapsamında kullanılacak. Yasa, 31 Aralık 1981 tarihinden önce orman vasfını kaybetmiş alanları kapsıyor. Türkiye genelinde yaklaşık 410 bin hektar 2B arazisi bulunuyor. Bu arazilere sahip kişilerin mülkiyet problemini çözecek yasa ile devletin 25 milyar lira gelir elde etmesi bekleniyor. Kanunun öngördüğü arazilerin satışı ile ilgili koordinasyonu Maliye Bakanlığı yürütecek.

Yasaya göre orman vasfını yitirmiş 2B alanlarında bulunan taşınmazlar, hak sahiplerine rayiç bedelin yüzde 70 ile satılacak. Satış bedeli peşin veya taksitle ödenebilecek. Peşin satışlarda yüzde 20 indirim uygulanacak. Bu bedel idarece yapılan yazılı tebligat tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde ödenecek. Tebliğ edilen satış bedeline itiraz edilemeyecek, dava açılamayacak. Taksitle satışlarda, satış bedelinin yüzde 10′u, yapılan yazılı tebligat tarihinden itibaren en geç 3 ay içinde, kalanı ise en fazla 5 yılda 10 eşit taksitte faizsiz ödenecek. Yarısını peşin ödeyen hak sahiplerine yüzde 10 indirim yapılacak. Başvuru sahipleri belediye ve mücavir alan sınırları içinde olan yerler için 2 bin lira, dışında olan yerler için bin lira müracaat bedeli ödeyecek. Devlet üniversiteleri, bedeli karşılığında orman alanlarında eğitim ve araştırma amaçlı tesis yapabilecek. Askerî yasak bölgelerde kalan orman vasfını kaybeden arazi üzerinde orman kadastrosu yapılacak. Yaylacılar, Orman Genel Müdürlüğü’ne kira ödeme karşılığında burada kalacak. Yasa ile 2B alanları Maliye Bakanlığı’nın tasarrufuna geçecek.

Yasa deprem, heyelan, sel gibi doğal afete maruz kalan vatandaşlar ile baraj, gölet gibi devlet yatırımı sebebiyle başka yerlere yerleştirilmeleri zorunlu olan köylerde yaşayanların mağduriyetinin giderilmesini de öngörüyor. Yasa ile köylüler alternatif alanlara nakledilecek. Ayrıca 2B’den elde edilecek gelir, orman köylülerinin desteklenmesi maksadıyla da kullanılacak.

Yasa ile yaylacılara yönelik düzenlemeler de yapıldı. Devlet ormanlarında yaylak ve otlak olarak kullanılan alanlar ile yılın belli dönemlerinde yaylacılık amacıyla yerleşim yeri olarak kullanılan alanlar, Orman Genel Müdürlüğü’nce tespit edilecek. Bu alanlardan uygun görülenler, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın teklifi ve Bakanlar Kurulu kararıyla yayla ilan edilecek.

Orman Bakanı: Kangren haline gelen meseleyi çözdük

Yasanın görüşmeleri sırasında konuşan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, 2B’nin kangren haline geldiğini belirterek şunları söyledi: “Meselenin çözülmesi gerekiyordu, çözülmemiş. Sebebi orman kadastrosu tamamlanmamış. Ayrıca ormanların tapusu yoktu. İlk defa biz gece gündüz çalışarak orman kadastrosunun yüzde 90′ını tamamladık. Şu ana kadar 13,5 milyon hektar, yani yaklaşık yüzde 60′ının tapusunu aldık. 2014 sonuna kadar ormanların tamamının tapusu alınacak diye talimat verdim. 2002 yılında yüzde 5′inin ancak kadastrosu yapılmışken, biz 2014 yılı sonuna kadar ormanların tamamının tapusunu alacağız.” CHP adına konuşan Grup Başkan Vekili Akif Hamzaçebi, yasayı Anayasa Mahkemesi’ne götürmeyi düşünmediklerini söyledi. Hamzaçebi, yasanın düşündükleri iyileştirmeleri kapsamadığını, ancak kısmen de olsa bir çözüm getirdiği için yasayı engellemek gibi bir düşüncelerinin olmadığını söyledi.

Posted in info@celik-celik.com

Hafif Çelik Depo

Hafif Çelik Depo

Hafif Çelik Depo

Posted in info@celik-celik.com